phpKF - php Kolay Forum  
Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
Moderatör Alımı
Sitemize Moderatör alınacaktır dilediğiniz kategoride moderatör olablirsiniz?
Başvuru İçin Tıklayınız
Forum Ana Sayfası  »  Ödev ve Tezler  »  Sosyoloji
 »  Kimlik Türleri

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Kimlik Türleri           (gösterim sayısı: 93)
Yazan Konu içeriği

boşluk

kızılcık
[isimsiz]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 03.11.2010
İleti Sayısı: 9.769
Şehir:
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder


5 kere teşekkür edildi.



Konu Tarihi: 06.11.2010- 23:38


Kimlik Türleri


Kimlik kelimesinin dinî, öğrenci veya bilimsel kimlik gibi farklı anlamlarda kullanılması [1], ferdîn

cemiyet içinde çeşitli veçheleriyle ortaya çıkmasını ifade etmektedir. Buna göre her tür sosyal

özellik bir başka kimliğe işarettir. Böylece bir sosyal nitelik vurgulanmaktadır. Dinî, seküler, bilimsel,

linguistik, siyasî, millî, vs...kimlik gibi. Dinî kimlik inançla, linguistik kimlik lisanla, siyasî kimlik ise

politik görüşler, tutum ve davranışlarla ilgili nitelikleri ifade etmektedir.


Bir başka yaklaşımla sosyolojik olarak daha genel bir kategori elde etmek mümkündür.

Literatürde sosyolojik anlamda birbirinden bazı noktalarda farklı ve değişik bakış açılarıyla

değerlendirmeye müsait olan sosyal ve ferdî kimlik türleri söz konusu edilmektedir.[2] Sosyal

kimlik, ferdin hangi sosyal kategoriye veya bu tür fonksiyonaliteye sahip herhangi bir organizasyon

veya guruba ait olduğunu ifade eder. Ferdî kimlikte ise, insanı diğerlerinden ayıran fakat yine büyük

ölçüde sosyal olarak şekillenmiş şahsî nitelikler yatmaktadır.


Gurup bakımdan bir başka sınıflama da aidiyet özelliğine göre yapılabilir. Bu durumda bir toplumun

siyasî denetiminde kendi milliyet gurubu egemen ise, fert bir çoğunluk gurubunun üyesi, aksi

takdirde azınlık gurubunun üyesi sayılır.[3] Bunlara ek olarak daha ziyade sosyal psikoloji

sahasında işlenen "referans gurup kimliği" adı altında bir kategori daha mevcuttur. Bu yaklaşıma

göre fert, kimliğini, tutum ve davranışlarını bir takım referans guruplarına göre şekillendirmektedir.


(1) Kimliğin Oluşumu


İnsan ilişkilerinin bir fonksiyonu olarak da ifade edebileceğimiz kimlikler başlangıçta duruma

özeldir. Zamanla hiyerarşik olarak organize olurlar. En merkezdeki kimlikler kapsamlı, yaygın, tesirli

ve baskındırlar. Cinsiyet, ırk, yaş, renk, milliyet gibi genel unsurlarla ifade edilirler ve hiyerarşik

olarak alttaki diğer kimlikleri organize ederler. Ferdin taşıdığı tüm kimlikler müştereken onun

benliğini oluşturan bir faktördür. Başka bir deyişle kimlik, bir bütün ve benliğin ana unsuru olarak,

pek çok alt kimlikler toplamıdır. Bunlar birbirlerini etkilerler ve dolaylı veya doğrudan tecrübe

edilirler.[4]


Kimliğin oluşumunda müessir olan faktörler iki ana gurupta toplanmıştır. Bunlardan efektif faktörler,

kimliğin his ve duygularla ilgili yönünü; kognitif faktörler ise, düşünce ve bilgiyi işlemesini işaret

etmektedir.[5]


Her fert kendisi hakkındaki kimlik bilincini farklı dönemlerde değişik biçimlerde organize etmektedir.

Kimlik yeteneklerin, yönelmelerin, benliklerin sosyal ilişkiler vasıtasıyla şekillenen karmaşık bir

sistemi olduğu gibi, aynı zamanda, ait olduğu insanın çevresini düzenlemesini de sağlayan aktif bir

faktördür.


(2) Kimlik Seçimi


Ferdîn toplum içinde kimlik edinmesi vakıasında, madalyonun bir yüzünde sosyal yapı ve onun

belirleyiciliği, diğer yüzünde ise ferdî irade, hürriyet ve seçim vardır. Sosyal yapı faktörleri, toplumun

diğer üyeleri, sosyal normlar ve çevre, gerek sosyal gerekse psikolojik olarak belli şekillerde somut

tipler empoze etmektedirler. Ayrıca, edebiyat, yazılı basın ve modern iletişim teknolojisi insan

bilincinin yeniden şekillenmesinde rol oynayarak kimlik üzerinde etkili olmaktadır .[6]


Bunlar çoğu teorilerde davranış beklentileri olarak değerlendirilmişlerdir. Bir tür sosyal standartlar

olarak da ele alınabilirler. Bunlardan bazılarını iradî ve serbestçe seçerek ve içini sübjektif unsurlarla

donatarak kişilik meydana getirilmektedir. Söz konusu seçim daima mevcut veya üretilen

alternatifler arasından yapılmaktadır. Biyolojik, kültürel ve yapısal belirleyiciler seçim zeminini

oluştururlar.


Tarihî seyir içinde alternatiflerin arttığı ve çeşitlendiği bir gerçektir. Burada incelenmesi gereken esas

unsur ferdîn alternatiflere veya kimlik unsurlarına atfettiği önemdir. Her özelliğin fert nezdindeki

önemi gerek tarihi süreç itibariyle, gerekse hayatı boyunca meydana gelen çeşitli durumlar itibariyle

değişmektedir. Irk, cinsiyet, yaş, milliyet gibi potansiyel unsurlar taşınmasına rağmen, bunlar

işlenmediği veya belli bir değerle önemsenmediği takdirde ferde otomatik olarak standart bir özellik

kazandırmazlar.


Literatürde, modernleşmenin fert açısından, sınırları kaldırdığı ve böylece bir zamanlar mecburi

olarak bağımlı olunan bir dizi unsurun, artık serbest değişkenlere dönüşerek özgürlük kazandırdığı

yargısına varılmaktadır.[7] Oysa teknoloji ferdîn bilgi edinmesinin yanı sıra ferde bilgi aktarımında

da kullanılmaktadır. Yani, bilginin verilmesi ve bilginin alınması olmak üzere iki farklı veçhe söz

konusudur. Son derece güçlenen ve etkili bir hale gelen bu araçlar aynı oranda aktarılmak istenen

bilginin niteliğine uygun bir şekilde ferdîn yapısını belirlemektedir. Teknolojinin gücü, aynı zamanda,

bilgi kaynaklarının iradesi doğrultusunda ferdî iradeyi sınırlamakta ve hatta şekillendirmektedir. Bilgi,

belirli bir tarzda ve yoğun olarak empoze edilmektedir. Belirli bir yapıda verilmesi, kombine bilginin

terkibini değiştirme imkânını kaldırmaktadır. Çünkü, değiştirildiği takdirde, bilgi disfonksiyonel

olmakta, anlamını yitirmektedir. Ayrıca ferdîn başka bilgi kaynağı olmadığından muhakeme edecek

imkânı da kalkmaktadır. Yoğun olarak empoze edilmesi ise, bahsedilen tarzda alıcının disipline

edilmesini sağlamakta ve ihtiyarî güce fırsat tanımamaktadır. Böylece, yoğun bilgi aktarımıyla benlik

duyusunun kaybına da sebep olmaktadır .[8]


Bu tür bilgi kaynakları çoğu zaman toplumun bizzat kendisi veya temel müesseselerinin

oluşturduğu bir alan değildir. Toplumsal hayata kendi gurup amaçları doğrultusunda yön veren

sosyal, siyasî, ekonomik tüm sahalara ve toplumlara uzanabilen, müesseseleşmiş karar

merkezleridir. Başka bir deyişle bunların varlıkları belli bir coğrafî sınır tanımaksızın toplumsal bütün

alanlarda mevcuttur. Basın bu müesseselerden biridir. Bir araç olarak kullanıldığı gurupların görüşleri

doğrultusunda kamu oyunu şekillendirmekte ve sonra bu şekli yansıtmaktadır.[9]


Kısaca, kimliğin oluşumunda sosyal çevredeki faktörler ve ferdî potansiyel önemli ölçüde söz

konusuysa da, siyasî ve ekonomik başka faktörler de belirleyici olmaktadır.


(3) Kimlik Unsurlarının Çatışması


Kimlik unsurlarının çatışması, basit rol farklılıklarından millî karakteri yansıtan temel norm dizilerine

kadar, çok geniş bir alanda aaaahür etmektedir.


Bir toplumda birden fazla, hatta birbiriyle çelişen toplumsal norm dizisi veya normlar sistemi

görülebilmektedir. Özellikle çok hızlı sosyal değişmeye maruz kalan cemiyetlerde bu diziler hem

ferdî hem de toplumsal boyutlarda sık sık çatışmaya girmektedirler. Hatta bu diziler, fertte kimlik

öğeleri olarak adlandırılabilecek birbirine zıt davranış kalıpları olarak da görülebilirler. Bu tür zıt

normlar toplum içinde meşrulaştırıldığı takdirde bunları taşıyan fertte artık bir kişilik bozukluğundan

söz etmek mümkün değildir. Çünkü istinat edilen kabuller de değişmiştir. Bu bakımdan birbiriyle ne

çelişen ne de çakışan çoklu (multiple) kimlikler de görülmektedir.[10]


Hızlı sosyal değişmelerin sürdüğü toplumlarda, bir yandan geleneksel normlara bağlı kimlik

unsurları, diğer yandan değişmeyle gelen ve henüz yerli kültürle fonksiyonel bir bütünlük

sağlayamamış yabancı unsurlar çatışmaktadırlar.


Burada dikkat çekilen çatışmanın niteliği, Batı toplumlarındaki değişik rollerin sebep olduğu

çatışmadan farklıdır. Nitekim, Batı'daki pek çok araştırma, kimlikler arasında bir çatışmanın

olmadığını vurgulamaktadır. Toplumumuzda ise, gerek sosyal, gerekse ferdî boyutta büyük kimlik

çatışmaları uzun bir süreden beri devam etmektedir. Geleneksel kimlik unsurlarıyla Batılılaşma

süreci içinde edinilen yeni unsurlar bağdaştırılamamıştır.


Bunun en önemli sebebi, toplumumuzun hızlı değişme süreci içinde sosyal rolleri ve buna bağlı

olarak kendine has kimlik tiplerini üretememesidir. Batı toplumları bir süreç içinde kendi kimliklerini

belirleyebilmekte ve kontrol edebilmektedirler. Oysa, dış etkilere açık gelişmekte olan toplumlarda,

böyle bir sosyal üretim ve kontrol mekanizması son derece zayıftır. Meselâ, Batı'da kadın erkek

ilişkilerindeki rol yükümlülükleri, veya daha belirgin bir ifadeyle çocukların karşı cinsle olan ilişkileri,

büyük ölçüde aile kurumunda ebeveynin değerlendirmesine ve yol göstermesine bağlıdır. Çocuklar,

karşı cinsle olan arkadaşlıklarında, ebeveyndeki sosyal değerleri ve cinsiyet tutumlarını model

edinmektedirler. Oysa toplumumuzda hedeflenen örnek davranış ve değerlerin yönü kendi aile

kurumumuza değil, gerçek bir sosyal mecburiyet olmamasına rağmen, yabancı unsurlara

yöneltilmektedir. Fertler, kendi müesseselerindeki tecrübelerin ve yargıların yerine,

kültürsüzleştirilerek yabancı etkilere açık hale getirilmiş bir bilinçle, Batı toplumlarındaki tarzları

tercih etmektedirler.


Bu noktada kimlikle ilgili bir başka problem, yabancılaşma, ortaya çıkmaktadır. Yabancılaşma

esasen bir sonuçtur. Fert sosyal, kültürel, ekonomik sebeplerden dolayı kendi varlığını uygun,

dengeli ve sağlam bir zemine oturtamamaktadır. Hızlı sosyal değişme yabancılaşmayı sağlayan bir

başka sebeptir. Bu bakımdan kaçınılmaz olarak her toplumda görülebilir. Ancak, gelişmekte olan

toplumlarda yabancılaşmanın yanı sıra, kendisinin üretmediği sunî değerlerle donatılan ferdin kendi

varlığına ters düşmesi hadisesini ifade eden yabancılaştırma süreçleri de müşahede edilmektedir.


Özellikle yeni Freudian okul, etnik farklılıklar veya işsizlik gibi problemler sonucu topluma

yabancılaşan gençlik arasındaki kimlik problemlerine dikkat çekmektedir .[11] Taşınan etnik kimlik

öğeleriyle ne tam manasıyla hâkim kültürle bütünleşmek, ne de etnik özelliklerle yeterli olacak

sağlıklı bir psikolojik benliği korumak mümkündür. Bu dengesizlik arasında kalan fert, hâkim kültüre

yabancılaşmaktadır.  

_________________________________
Resim Ekleme



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Ödev ve Tezler  »  Sosyoloji
 »  Kimlik Türleri

Forum Ana Sayfası


 


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Kimlik Türleri kızılcık 0 90 06.11.2010- 23:33
Konu Klasör Kimlik Sorunu kızılcık 0 74 06.11.2010- 23:33
Konu Klasör Kimlik Teorileri kızılcık 0 76 06.11.2010- 23:33
Konu Klasör Kimlik Problemleri kızılcık 0 73 06.11.2010- 23:33
Konu Klasör Sanal Kimlik süleyman 0 77 31.10.2010- 01:51

Etiketler   Kimlik,   Türleri


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Duyurucu

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle