GÜNÜMÜZ TÜRK DOKUMALARINDA DOĞAL BOYAMA TEKNİKLERİ
Doğal boyalar, binlerce yıl boyunca bitkiler, hayvanlar ve minerallerden elde edildiler. Cilâlı Taş Devri (M.Ö. 7000-5500) ‘nin Anadolu'daki başlıca merkezlerinden olan Çatalhöyük'teki evlerde rastlanan ve av sahnelerini konu alan duvar resimlerinden bugünkü özgün Türk el dokumalarının hammaddeleri olan yün, tiftik, pamuk ve ipeğe renk verilmesine kadar insan yaşamının ve sanatın bir parçası oldu doğal boyama maddeleri.
İlkel topluluklarda boyama sanatı, bu işle uğraşanlara yüksek sosyal statüler kazandırmaktaydı. Göçebe toplumlarda -boyama dahil- aşiretin bütün sır ayinlerini yönetmekle yükümlü büyücü -rahipler de bundan nasiplerini almışlardı. Eski Çin'de ve firavunlar döneminde Mısır'da kumaş boyaları üretildiği bilinmektedir. Fenikeliler ve Romalılar'da zenginlerin en büyük tutkularından olan mor renk, Bizans Dönemi'nde yalnız imparatorluk ailesinin rengi oldu.
Göçebe kabilelerin ve yerleşik toplumların bu zengin mirası, XIX. yüzyıl ortalarında sentetik boyaların icadına kadar dünyayı renklendirdi.
Geçmişten günümüze doğal boya yapımında kullanılan çivit, safran, kök boya, kır papatyası, soğan, sumak, gelincik, ayva, badem, ceviz, kına, kestane, uzayıp giden doğal renklendiriciler listesindekilerden sadece bazılarıdır. Kök boya ve çivit bunlardan en çok kullanılanlardır.
Hiçbir doğal boya maddesi kesin renk vermez. Boya malzemesinin miktarına, kalitesine, eritkenine, yardımcı maddesine göre değişik renkler ve tonlar elde edilir. Renk, denenerek bulunur ve aynı tonu ikinci bir kez elde etmek imkânsızdır. Bu nedenle, doğal pigmentlerle gerçekleştirilen renklendirmelerde bir boyamadan bir diğerine ton farklılıkları kaçınılmazdır.
Doğal boyamada üç ana değişken olan
- boyanın kalitesi ve miktarı,
- suyun niteliği ve sıcaklığı,
- boyanacak malzemenin kazanda kalma süresi
ipek, pamuk ve yünün kendilerine has özellikleri dikkate alınarak ayarlanmalıdır.
DOĞAL BOYAMA MADDELERİ
Yurdumuzda hayvansal liflerin boyanmasında başlıca üç bitkiden yararlanılmaktadır. Bunlardan
Türk Kırmızısı adıyla da anılan
kök boya eritkenine bağlı olarak,
kırmızı, pembe ve
koyu yeşil ,
sakızlık çalısı olarak ta tanınan
safran, filizî, kahverengi ve
neftî ,
sofora ,
kahverengi ve
limon küfü
renklerini vermektedir.
Yünler,
sarı, gri, siyah renklere
nane ,
yeşil renge
asma yapraklarından elde edilen boyalarla kavuşmaktadır.
Nar kabuğu' ndan
koyu kahverengi ve
kanarya sarısı ,
sütleğen' den
külrengi ve
koyu yeşil ,
kekik yaprakları' ndan
bej ve
gri,
papatya çiçekleri' nden
kanarya sarısı ve
kahverengi,
cevizin kök, kabuk ve
yaprakları' ndan
kahverengi,
soğan kabukları' ndan
krem ve
açık kahverengi,
ayva yaprakları' ndan
pembe ve
bej tonları,
şeftali yaprakları' ndan
fıstıkî yeşil,
çivit dal ve yaprakları' ndan
mavi,
fındık yaprakları' ndan
kırmızı
renkler elde edilmektedir.
Sarı tonları için
saman sapları, adaçayı dal ve yaprakları, sütleğen, zerdeçal, papatya tohumu, çitlenbik kökü ve
tohumları kullanılmaktadır.
Meşe palamutu meyvaları krem ve
kahverengi, hünnapgillerden olan
cehri' nin meyvaları ise
bej, fıstık yeşili ve
tarçın renklerini vermektedir.
Doğal boya imalinde kullanılan yukarıdaki bitkiler dışında hayvansal kaynaklı boyalar da mevcuttur.Hindistan ve Çin'de yaşayan deve ve fillerin bağırsaklarnda oluşan
Hint Sarısı isimli boya arıtılarak pamuklu ve yünlülerin boyanmasında kullanılmaktadır.
Cochenille adıyla anılan bir bitkinin üzerinde yaşayan bir böcekten
karmen kırmızısı elde edilmektedir.
Boyama işleminin kusursuz olabilmesi için boyadan başka üç çeşit madde kullanılır:
1.
Mordanlar : Liflerin emme kabiliyetini arttıran, boyanın lifler üzerinde tutunmasını sağlayan ş
ap, soda, sodyum sülfat, sodyum karbonat, bakır sülfat, alüminyum sülfat gibi maddelerdir. Bunlar aynı zamanda boyaların tonlarına da etki ederler.
2.
Eritkenler : Boyaların, içlerinde eridiği maddelerdir.Özellikle suda eriyen boyalar için suyun kireçsiz ve demirsiz olması gerekir.
3.
Yardımcı maddeler : Boyanın parlak ve dayanıklı olması için kullanılan asit, baz ve tuzlardır.
_________________________________
